Altında rekor, icrada birinciyiz! Kasanın anahtarı kimde?
- Kasım 12, 2025
- by
- Mustafa Koçak
Bazen rakamlar gerçeği anlatmaz; bazen de gerçeği gizler. Karaman’ın son verileri işte tam da böyle bir tabloyu gözler önüne seriyor. Son haftalarda hem yerel basında hem sosyal medyada çokça konuşulan bir çelişki var: bir yanda altın mevduatında rekor artış, diğer yanda icra dairelerinin kapısında uzayan kuyruklar… Bir yanda banka hesaplarına akan milyarlar, diğer yanda geçim sıkıntısıyla dağılmış aileler… Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
2025 yılının ilk dokuz ayında açıklanan verilere göre Karaman, 81 il arasında altın mevduatı artışında 19. sırada. Ocak ayında 4,67 milyar lira olan altın birikimi, eylül sonunda 8,85 milyar liraya yükselmiş. Yani neredeyse yüzde 90’lık bir sıçrama! Kâğıt üzerinde bu tablo, şehrin zenginleştiğini düşündürüyor insana. Ama biraz yakından bakınca anlıyoruz ki zenginleşen şehir değil, bir avuç sermaye sahibi. Sermayeye düşman değilim elbet; üretimi, girişimi, alın terini her zaman desteklerim. Ancak kazancın paylaşılmadığı, bereketin sadece kasalarda biriktiği yerde adalet değil, adaletsizlik büyür.
Aynı şehirde bu yılın ilk dokuz ayında icra başlatma oranı Türkiye birincisi. Üstelik 24 yıl boyunca nüfusu artan Karaman, 2024 itibarıyla artık göç veren bir şehir haline geldi. Boşanma hızında ise 81 il içinde üçüncü sırada. Yani hem ekonomik hem sosyal bir çözülme yaşanıyor. Ülke genelinde işsizlik oranı düşerken Karaman’da artıyor. Bir zamanlar ülke bisküvisinin yarısını üreten Karaman, bugün kendi gençlerine bile iş bulamaz durumda. Bu tablo bize gösteriyor ki üretim tabanlı ekonomi zayıflamış, sanayi ve tarımda istihdam daralmış. Yani parayı arsaya, eve, altına ve dövize yatırmış bizim zenginlerimiz. Zamanında biz bu şehrin çocuklarıyız şehir bizi desteklesin diye ağlayanlar şimdi şehri kendi kaderine bırakmışlar. Belediye ve OSB takkeyi önüne alıp bir düşünmeli nerede hata yapıyoruz diye?
Diyeceksiniz ki altın mevduatında muazzamm artış var. Var kardeşim var da senin benim altınımda değil o artış sadece küçük bir sermaye grubunun davranışını yansıtıyor çil çil altınlar. Şehirdeki toplam zenginlik büyüyor ama bu zenginlik elde tutulan, paylaşılmayan, yatırıma dönüşmeyen bir servet biçiminde. Paranın üretime değil, kasalara hapsolduğu bir döngü içindeyiz. Başka bir ifadeyle: Karaman’da para var ama dolaşmıyor. Zengin birikiyor, orta sınıf eriyor, dar gelirli borçla ayakta kalmaya çalışıyor.
Karaman’ın krizi para eksikliği değil, paranın dolaşmaması. Ekonomi sadece rakamla değil, güvenle döner. Para kasadan çıkıp üretime, yatırıma, istihdama akmadıkça o şehir büyümez, sadece şişer. Bugün Karaman’da refah değil, yalnızlık büyüyor. Çünkü paranın değil, paylaşmanın azaldığı yerlerde huzur değil, kaos birikir. Gün gelir şehri yönetenler şehir sakinlerine muhtaç olur, gün olur devran döner.